YIL  SONUNDA  1  DOLAR = 2 YTL  OLACAK MI ?

 

 

Aslında ekonomik krizler dünyanın sonu değildir. Paranın bir cepten çıkıp başka bir cebe girmesi olayıdır.

 

Ekonomi dünyasında görüşleri ve tutumları dikkatle izlenen J.P. MORGAN dünyayı sarsan krizin daha başında şöyle bir açıklama yaptı : "2008 Kara Bir Yıl !"  18 Milyar dolarlık varlık silmek zorunda kalan ve 10 milyar dolarlık zarar açıklayan Citigroup'tan sonra ABD'de resesyon işaretleri artmaya başladı. Amerika hapşırırsa Türkiye grip olur !  Bu durumu çok önceden yazdık ve Türkiye'nin "Televole ekonomistleri" adı verilen bir takım  ekonomist sevimli sohbetlerde  karanlık geleceği göstermediler. Sadece Vatan gazetesi yazarı Yiğit Bulut bekleyen tehlikeleri ısrarlı şekilde yazmayı sürdürdü.

 

2007 Yılının ortasında  katıldığım TV programında ekonomik karanlığın izlerini açıklamış ve ardından "Önce durgunluk ardından kriz" başlıklı bir yazı hazırlamıştım. Bilindiği gibi dünyayı sarmaya başlayan kriz Amerika'da "Mortgage" darbesi ile çıkış yapmıştı. Evlerin fiyatları düşmeye başlayınca aldıkları kredileri geri ödeyemeyen ev sahipleri finans kurumlarını karıştırmaya başlamıştı. Türkiye'de benzer bir oyun sahnede oynanıyordu. Normal olarak bir evin 10 senelik kira geliri onun fiyatını gösterir. Kirası 1000 YTL olan bir evin fiyatı 120 milyar olmalıdır. Oysa bu evi 250 milyara satıyorlardı.

 

Hafta içinde  yazılan bir gazete haberine göre eski bir film aktristi 375 bin dolara mal olan villaları ismini kullanarak 1,5 milyon dolara satmak üzere piyasaya çıkartmış ama bir tekini bile satamamıştı. Aslında ekonomik krizler dünyanın sonu değildir. Paranın bir cepten çıkıp başka bir cebe girmesi olayıdır. Şimdi evlerin fiyatları düşerken elinde nakit parası olanlar büyük paralar kazanmaya başlayacaktır.

 

Türkiye'nin başında Demokles kılıcı gibi salınan en büyük tehlike cari açıktır. 35 Milyar doları geçen cari açık tüketim fırtınasından nasibini almaktadır. Dolar düştükçe ithalat malları göz kamaştıracak kadar ucuz gözükmektedir. Doların düşmesi ihracat mallarından kazançları sıfıra indirgemiştir. Pek çok firma kurulu düzeni boş kalmasın diyerek işine devam etmektedir. Şimdi, herkesin bildiği bu ekonomik gerçeklerden sonra bir de astrolojik bir gerçek göze çarpmaktadır. 1 Ağustos 2008 tarihinde kuzey yarım küresinde tam güneş tutulması olacaktır. Türkiye horoskopunda (Mundane) tutulum düzlemi para evinde (2.Ev) olacaktır. O halde daha büyük ekonomik sarsıntıları beklemeliyiz.

 

Güneş tutulması sabit burçlardan aslanda olacak ve tüm dünyayı etkileyecektir. Çok güç kaybeden ABD parası dolar da bundan etkilenecektir ama Türkiye'de ekonomiye giren sıcak paranın kaçmaya başlaması dolar ne kadar düşük olsa da YTL'nin büyük kan kaybetmesine neden olabilir. Sonuçta 2008 yıl sonunda 1 dolar = 2 YTL gibi bir fatura karşımıza çıkabilir.

 


 

 

 

 

TÜRKİYE'DE   EKONOMİK    GELECEK

 

 

Ekonomi ile astrolojinin ilişkisi insanları en fazla düşündüren konulardan bir tanesidir. Çünkü insan para kazanmak için dünyaya gelmiş gibi yaşar ve bu amacın peşinden tüm yaşamı boyunca koşar. Para ne kadar fazla kazanılsa da daima eksikliği duyulan tek şeydir ! Aşk ve seks tüm hayat boyunca sürmez. Oysa, para tutkusu ölüme kadar devam edebilir.

 

Astroloji genel olarak talihin yorumunu yapan bir araç olabilir. Doğumdan itibaren nasıl bir kadere sahip olduğumuzu gösterir. Varlığımızın temel değerlerinden olan manevi ve maddi tutkuları horoskoptan yorumladığımız gibi basit bir şekilde el yapısından çıkartabiliriz.  Elin işaret parmağı yüzük parmağından daha uzun yapıdaysa insanın maddi tutkuları güçlüdür. Yüzük parmağı işaret parmağından daha uzun görünüyorsa onun için manevi değerler üstündür. Para kazanmak bir amaç değil araç sayılır. Burada ortaya çıkan durumun bize öğrettiği gerçek şudur : biyolojik olarak bedenin uzuvlarına kadar etki eden unsur bir yaşam olayıdır ve bununla birlikte yaşayacağız.

 

Ekonomik depremlerin astrolojide yansıması ve daha önceden belirtilerinin yorumlanması dikkat çeken bir özellik olacaktır. Böylece insanların önceden önlem alması ve servetlerini korumaları mümkün olacaktır. Firavunun gördüğü bir rüyanın yorumunu yapan Hz.Yusuf, Mısır'da yedi sene bolluk ve yedi sene kıtlık olacağını bildirmiştir. Böylece Mısır gelecekteki zor yıllara karşı kendini koruyacak ekonomik önlemler almıştır. Borsa ile uğraşan birisi böyle bir olanağa sahip olmak istemez mi ?

 

 

EKONOMİK  GERÇEKLERİ  ANLAMAK  İNSANI  ANLAMAKTIR..

 

Hafta içinde avukat bir okurum aradı. "Son yorumunuzda ekonominin iyi gitmediğini yazmışsınız. Oysa dün Tahtakale'de dövizci arkadaşlarla konuştum. Bundan iyisi olmaz abi dediler !" diye konuşunca yarım yüzyıl içinde ekonomide yaşananları düşündüm. Türkiye'de bir zamanlar ayakkabı yerine lastik giyilirdi. Florya Şenlikköy'de yapılan 23 Nisan bayramı kutlamalarında ilkokul arkadaşlarımın kıyafetleri gözlerimin önüne geldi.  Baştayok ayakta yok devirleriydi. Günümüzün çocuklarını böyle giydirmek için bir tiyatro sahnesinde oyun oynadıklarına inandırmak gerekir..

 

Amerikan yardımı (!) kırmızı peyniri yemek ve toz sütten yapılmış tadı ile bizi sütten soğutan karışımı içmek İlkokul'da günlük görevlerden biriydi ! Protein eksikliğinden dolayı kafaları çalışmayan doğu ülkelerin halkını Amerikalılar adam etmeye (!) kararlı gözüküyorlardı. Zamanla her şey değişmeye başladı ve çocukluğumda kuş uçmaz kervan geçmez tarlalar gün geldi milyon dolarlara satılmaya başladı. Politika yapmaktan başka hüneri ve itibarı olmayan bir takım insanlar buralarda kurulan belediyeleri ele geçirip müthiş ranttan ceplerini doldurmaya başladılar. Politika rüzgarları ne tarafa esiyorsa yelkenlerini buna göre ayarladılar. Bir zamanlar solcu olanlar zaman geldi sağcı veya dinci oldular. Eşlerinin kafalarını türbanla sarıp altlarına cipler çektiler. Florya'da bunların beş milyon dolara basit apartman katlarını bile  satın aldıklarını görür olduk.

 

Ekonomi, kültür ile yoğrulmuş ve vatandaşlık haklarını vatanı korumak ve kalkındırmak olarak gören kesimler ile değil varoşlara dolup vatan topraklarını işgal eden yerliler ile Türkiye'nin geleceğini parlak gören yabancı sermaye etkisiyle büyümeye ve para bu kesimlere doğru el değiştirmeye başladı. Zamanı geldiğinde bizi nasıl köşeye sıkıştıracaklarını çok iyi biliyorlardı. Ellerinde 1915 Ermeni iddiaları vardı. İstediklerinde PKK zebanilerini kışkırtacaklardı. İçerde korku ve yılgınlık oluşturan cinayetler planlayacaklardı. Yatırım ve iş yapmak isteyenlerin karşısına gözü kararmış, para hırsı ile yanıp tutuşan görevlileri çıkartıp rüşvetlerle onları yıldıracaklardı. Bu tür insanlar o kadar büyük servetler yaptılar ki, İstanbul'da bir Belediye Başkanının üzerinde 200 den fazla apartman katı olduğu ortaya çıktı !

 

Ekonomide oluşan servetler sonunda bir devinimin (eylemin) maddi doğal sonucudur. Kimse ölürken tek kuruşunu öteki dünyaya taşıyamaz. O halde ne yaratılıyorsa önemli olan meydana gelmesidir. Sahip olanlar zaman zaman değişirler. Dünyadaki kavga da bu paylaşımda adaletin olup olmamasından kopar. Petrolün varili yüz dolara yaklaşıyor. Petrol ihraç eden ülkelerin elinde müthiş paralar birikiyor.  Bu paralar bir şekilde yine dünya ekonomisine dönecektir. Örneğin Rusya'da biriken paralar Antalya'da harcanmaya başlayacaktır.

 

Sonuç olarak ekonomide işlerin iyi gitme konusu ruhsal bir  olgudur. İşi tıkırında olan ve karşısına bir sorun çıkmayan insan için her şey yolundadır. Başarması gereken bir iş için rüşvet istenen, olmadık kanuni sorunlar ile boğuşan birisi için Türkiye batmaktadır ! Ekonomide bunları kavramak ve tablonun tüm detaylarını incelemek gerekir. Bir öykü anlatılır. Fatih Sultan Mehmet Edirne'de tebdili kıyafetle bir bakkala girer. Bir kilo bal ve bir kilo tereyağ satın almak ister. Bakkal bir kilo balı verir ve tereyağı yandaki komşusundan almasını söyler. Sultan bunun nedeni sorunca bakkal ; "Ben bu sabahki siftahımı yaptım. Komşum da siftah yapsın" der. Fatihin bu olayı anlatıp "Böyle bir halkım varken İstanbul'u değil cihanı fethedebilirim." dediği söylenir. Ekonomi ve eylemleri sadece maddi dünyanın işleri değildir. Ruhun ve moralin de büyük katkıları vardır.

 


                                                                          Ana Sayfaya Dön