KIRILMA   ZAMANI   GELDİ  Mİ  ?

 

 

Doğa'yı tanıyanlar bilirler; sonbaharda toprak ıslanmaya ve kış ufukta belirmeye başlayınca gül fidanının tomurcuklu yani sürgen dokuya sahip dalından kesilen bir kol toprağa gömülür. Kış sonunda ilkbahar ılıklığı başlayınca toprakta kök salan dal çıkartılarak saksıya veya bahçenin bir yerine dikilir. Artık yeni bir gül fidanı olmuştur. Bu bir doğa kanunudur. Bitkinin yapı taşında bulunan gen formülü her yerde ve her zaman aynı sonucu verir. Yaşamın somut sonuçları bulunan fonksiyonlarına bir örnektir.

 

Bazı insanlar daldırma veya aşılama yöntemi ile ne yapsalar bir bitkiye hayat veremezler. Aşılama yönteminde kırmızı bir gülün tomurcuklu dalını sarı renkli başka bir gül dalına kaynaştırma yapılarak aynı bitkiden iki farklı renkli gül elde dilmesi sağlanır. Aşılamayı yapan kişiye göre sonuç başarılı veya başarısız olur. Teos'daki evimin bahçesine hangi bitkiyi gömse kocaman bir ağaç yeşerten bir bayan komşumuz var.  Bahçemde tripleks villanın çatısına kadar duvarı kaplayan harika bir sarmaşık gülüm serpildi. Başka bir komşum da her sene buradan aldığı sürgen dalı bahçesinde gömerek üretmeye çalışıyor ama hala başaramadı ! İşte iki insan ve iki farklı sonuç. Bu örnek de yaşamın soyut olaylarına örnektir. Bazı insanların sahip olduğu enerjinin tanımını yapamayız. Sonuçlarını görür ve sadece şaşkınlık duyarız.

 

İşte gelecek olayları da böyledir. Delphi kahinlerinden beri biliciler ne kadar ustalık gösterseler de maddi dünyanın hakimi soyut yapılanmaları açıklamak oldukça zordur. Enerjileri fark ederiz ve geleceğin parlak veya karanlık olduğunu hissederiz ama neler olacağını açıklamak oldukça zordur. Bu durum en fazla 2008 yılı için kendini gösteriyor. Önümüzde uzanan zaman dilimi için geçmişte pek çok analizler yaptım. Gelişen dünya ve ülke olayları da beni haklı çıkarttılar. Türkiye'de dinci kesim ile laik insanlar arasında kıyasıya bir yarış var. Aslında bu bir iktidar kavgasıdır ama olaylara yön veren enerjiler  keskin ve etkili olduğundan sağduyulu her insanı rahatsız edecektir. Yukarıda verdiğim gül fidanı tutturma örneğinde olduğu gibi olaylarda rol oynayan insanların sahip oldukları olumlu veya olumsuz enerjiler olaylarda rol almayan başka insanların kaderlerini değiştirecektir. Bu günden itibaren  tarihin saatinde 12'ye 5 var diyebiliriz.

 

BAŞBAKANIN  HOROSKOPUNDA   GÜNEŞ   TUTULMASI  VE  OLACAKLAR

 

Aşağıda görülen Başbakanın doğum horoskopunda 1 Ağustos 2008 günü oluşacak tam Güneş tutulmasının yerleşimi ve yaptığı açılar görülmektedir. Dikkat edilirse haritada çok etkili ve zorlu transit açıları meydana çıkmaktadır. Tutulum düzleminde bulunan Güneş ve Ay ile natal  SATÜRN arasında kare açı vardır. Açının toleransı (orb) 1 dereceden küçüktür. Bu durumda şiddetli enerjiler oluşturacaktır. Yine aynı haritada transit Satürn ile natal AY ve MARS arasında  tam derecede kare açı ve natal Güneş ile karşıt açı olacaktır. Bu kadar keskin enerjilerin insan hayatında çok önemli değişimlere neden olacağını açıklamak için ileri düzeyde astroloji bilmek gerekmez. Sadece hayatı tanımak ve deneyim sahibi olmak yeterlidir.

 

Başbakan son seçimde en fazla oyu alan partinin başındadır ve aldığı kararlar ile başka insanların kaderlerinde derine etkiler oluşturacak bir mevkidedir. Bir insanın oluşturacağı tusinami dalgaların etkileri aslında onun bulunduğu yer ile bağlantılıdır. Sigara ve içkiye hatta uyuşturucuya bağımlı birinin ıssız bir adada yaşadığını düşünün. İstediği kadar kriz geçirsin kullanmak için maddi kaynak bulamayacağından horoskopundaki etkiler çalışmayacaktır. Bu duruma bir örnek vereceğim. 65 Yaşına kadar ağzına sigara koymayan rahmetli babamın Karadeniz sahilinde Karaburun civarında bir yazlık evi vardı. Bir kış sabahı sahile baktığında gece devriye botu tarafından yakalanan kaçakçı teknesinden atılmış binlerce karton yabancı sigaranın kumlarda yattığını görmüş. Civardaki köylülerle birlikte sigaraları toplamışlar. Bu kadar sigarayı bulunca babam bir tanesini yakarak içmiş. O günden sonra günde 3 paket sigara içen bağımlı birisi olmuştu !  Ne zaman elindeki sigaralar bitti, babam da sigara tiryakiliğine son verdi. Buradan ortaya çıkan astroloji sonucuna göre haritanın çalışması çevre şartları ile son derece bağlantılıdır.

 

Dünya ekonomisinin ve Türkiye'nin son durumlarını biliyorsunuz. Bunları tek tek saymayacağım. 2008 Yılının 2.yarısında, özellikle tam Güneş tutulmasından sonra olmasını beklediklerimi somut görüşler içinde açıklayacağım ;

 

1) Dünyayı saran ekonomik kriz yılın 2.yarısından itibaren Türkiye'de şiddetli etkilerini göstermeye başlayacaktır. Bu durumda elinde dolar bulunduranların başka paralara geçmemesi gelecekleri açısından yararlı sayılır. Borca girmemek hele döviz cinsinden borçlanmamak gerekir.

 

2) Ev satın almak ve ev yatırımı yapmak son derece risklidir. Alınan evlerin yarı fiyata bile satılamadığı zamanlar gelecektir.

 

3) Böyle zamanlarda en doğru yol nakit tutmaktır. Maceralara girişmek son derece yanlıştır. Ekonomik durgunluk kurulu işleri bile sarsacaktır. Yeni bir girişim sakıncalıdır.

 

4) İklimsel pek çok sorun gözükmektedir. Bunlara deprem riskini de ekleyebiliriz. Özellikle Türkiye'de şiddetli bir deprem beklenebilir. Bu tehlikeler arasında en ciddi ve zorlu olanı kuraklık riskidir. Özellikle İstanbul'u bekleyen susuzluk tehlikesi çok önemlidir. Bulutları verimli kılmak için geçen sonbahardan beri uygulanan yağmur bombaları projesi tutmamıştır. Beklenen yağmurlar ve kar yağmamıştır.  Türkiye'nin ekonomisinde ve sosyal yapısında büyük önem taşıyan İstanbul'u büyük bir susuzluk tehlikesi beklemektedir. Bunun ardından ortaya nelerin çıkacağını biraz hayal gücü olan insanlar düşünebilirler !

 

5) Bazı salgın hastalıkların ortaya çıkması ve beklenmelidir. Özellikle büyük metropollerin susuzluk ile karşılaşmalarında salgın hastalık riski önde gelen bir sorun olacaktır.

 

6) Bu dönemde en fazla etkilenecek horoskop Başbakanın haritasıdır. Bu nedenle alacağı pek çok karar ve uygulayacağı pek çok düşünce yanlış olacak ve sonunda kayıplar oluşturacaktır. Başbakanın içinde bulunduğu çevre ve toplumu düşünürsek hepimizi sarsacak zararların olması beklenmelidir. Bunlardan en az zarar görmek için bu zorlu sürecin geçmesini sabırla beklemek ve elinden geldiğince yapıcı, adaletli ve hümanist olmak gerekir. Böyle dönemlerde evreni şeytani güçler yönetiyor diyebiliriz. İnsanların ruhlarını satmaya hazır  ve her günahı işlemeye teslim olacakları bir süreçtir.