DEVLET   BAŞA   OLMAK   VEYA  OLAMAMAK... 

 

 

Eski çağlarda Vezir ya da Sadrazam olmak için kelleyi vermeye hazır olan insanların felsefesini anlatmak için "Ya devlet başa ya kuzgun leşe" denirdi.  Yani, bu mücadelenin sonunda yüksek makama geçmek de var, öldürülüp cesedinin Kuzgunlara leş olması da var demekti. Demokrasi gelişip makam için can verme riski ortadan kalkınca ortadaki zararın faturası halka çıkmaya başladı. Bir şirkette görevli insanın hatası karşısında  patronun cezalandırma yöntemi işine son vermektir ! Siyasette kötü yönetimin ve zarar vermenin cezasını daima toplum çeker.  

 

"Birleşen kazanıyor, bölünen kaybediyor" başlıklı köşe yazısında Z.Livaneli Cumhurbaşkanı adayı konusunda şunları yazıyor : "İtiraf etmeliyim ki AKP beni yanılttı ve başından beri sergiledikleri dayanışmayı burada da gösterdiler ....Kendilerini Atatürkçü, laik solcu, çağdaş vs diyenler niye bu kadar sevgisiz, kıskanç, birbirine düşman ? "(*)  Livaneli bu fikirden yola çıkarak AKP'nin aday göstermekte egosuz bir tutum izlediğini yazıyor. Livaneli'ye göre AKP'nin kurmayları böyle bir karar almakta akıl ve becerilerini kullanmışlardır ! Oysa durum sadece bir kader yörüngesidir. Kaderin gücüne inanmak veya inanmamak ayrı konudur. Kaderin yörüngesini  ve yansımalarını görmezden gelmek ayrı bir konudur.

 

2007 Yılının başında bana en fazla sorulan sorulardan bir tanesi Başbakan R.T.Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olup olmayacağı konusuydu. Yeni yıl için gelecekte yaşanacakları çeşitli dergi ve makalelerde yazarken Başbakanın aday bile olmayacağını vurguladım. Bu konuda benim için yol gösterici kılavuzum astroloji kuralları olmuştur. Başbakan ile ilgili konularda bazı bilgileri önceden alacak bir aile yakınlığım olmasına karşın kullandığım yöntem kendi beceri ve kurallarım olmuştur. Son zamanlarda ortaya atılan adaylar arasında yer alan Bülent Arınç, Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan arasında horoskop ve transitleri en büyük makama en fazla yakın görüneni Abdullah Gül olmuştur. Aşağıda ,AKP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanan Abdullah Gül'ün Batı tipi Doğum horoskopunda Mayıs 2007 periyoduna ait transitleri görüyoruz.

 

 

Cumhurbaşkanlığı adayı Abdullah Gül'ün Batı tipi horoskopunda Mayıs 2007 transitleri

 

 

Batı tipi horoskopta Yükselen Burç AKREP olup Güneş de Akrepte yerleşmiştir. Su grubunun  haritada büyük ağırlığı vardır ve Abdullah Gül'ün topluma yansıyan yumuşak ve ılımlı görünümünün temel nedenidir.  Bu olguyu dengeleyen önemli yerleşim İkizlerde görünen Ay olmaktadır. Konuşma becerisini verdiği gibi  Neptün ile üçgen (trine) görünümü hayal gücünü yükseltmektedir. Onuncu evdeki Satürn ile Başucu (MC) noktasındaki Aslan burcu politikacı için genel işaretlerdir.

 

Horoskopta Birinci evi paylaşan ikinci burç olan Yay da evlilikte kendinden 16 yaş daha küçük eş seçmenin nedenlerini göstermektedir.  Yine 7. evde yerleşen Ay da mutlu evliliğin işaretidir.  Haritanın en zorlu yerleşimi SATÜRN-MARS-AY DÜĞÜMLERİ ile oluşan T-Kare görünümüdür. İşte, bu görünüm politika merdivenlerini tırmanmakta göze alınan riskleri açığa vurmaktadır. İnsan ne kadar yükseğe çıkarsa o kadar düşman kazanır. Burada yerleşen T-Kare gelecek transitlerle birlikte oldukça zorlu süreçler yaşatacaktır. Böyle sıkıntıların zarar vereceği alanlar yuva, kariyer ve aile mutluluğu olacaktır.

 

Cumhurbaşkanı adayı ilan edilme ve seçimlerin yapılma periyotlarında transit Satürn  Başucuna (MC) yaklaşmaktadır. Politika alanındaki insan için hayatta bir kez gelen en olumlu tetiklemedir. Vedic (Hint) haritasında yaşanan Dasa "Satürn-Ay" olup olumlu periyotdur. Vedic haritasında "Gajakesekari Yoga" ile "Laksimi Yoga" gibi iki önemli görünüm vardır. Batı transitlerinde T.Jüpiter-N.Chiron kavuşumu ile T.Satürn-N.Chiron üçgen (trine) görünümü göze çarpmaktadır. Burada insanı vezir (!) eden çok önemli tetiklemeler vardır.

 

Doğal olarak ve Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlardan kaynaklanan önemli sorunlar göze çarpmaktadır. Örneğin, Abdullah Gül'ün Batı horoskopunda transit  Ay Düğümleri Düzlemi (Rahu-Ketu Ekseni) ile natal AY arasında sert kare açı vardır.Haritada AY evlilik evindedir ve aynı zamanda kişinin eşini temsil etmektedir. Bu görünüm ortada eş ile ilgili önemli ve toplum tarafından kabul edilmesi zor olacak sorunları gözler önüne sermektedir. Bilindiği gibi Laik kesim türban konusunda hassas bir tutum içindedir.

 

Sonuç olarak ortaya çıkan gerçek tablo  aday seçiminin partiyi yöneten üç güçlü adam arasındaki anlaşmaya göre değil, Kozmos kurallarına göre yapılmış olduğudur. Diğer ikisinin haritasında benzer güce sahip yerleşimler olsaydı tablo farklı olacaktı. Kader bildiğini okuyor..  Onun rüzgarına karşı direnecek kimse olamıyor. Burada ortaya çıkan başka bir gerçek de şudur : Toplum olarak bedel ödemeye devam edeceğiz. Burada ihtiyacımız olan asıl ilaç ya devlet başa ya da kuzgun leşe diye yola çıkabilecek  insanları ayıklayacak bir çare üretmektir. 

 


(*) VATAN Gazetesi - 25 Nisan 2007