GELECEK      KORKUSU...

 

 

Bir kaç yıl önce bir okurum benden astrolojik olarak en önemli gelecek korkusunun ne olduğunu sormuştu. Ben de dünya gündemini meşgul eden pek çok konu ve sorunun olduğu bir zamanda gelecek için en büyük riskin iklimsel değişimler olacağını açıklamıştım. Son yıllarda Hollywood filmleri bile böyle konuları bilgisayar teknolojisinin avantajlarını kullanarak el atmaya ve görkemli yapımlar ortaya çıkartmaya başladı. Evimizin sıcak ortamında ayaklarımızı uzatıp dev ekranlardan soluk almadan izlediğimiz tufan veya deprem filmleri musluklardan akmayan suların, çölleşen göllerin ve sıcaktan kavrulan ay çiçeği tarlaların dehşet verici görünümleri ile birleşmeye başladığında gerçek gelecek korkusunu hissetmeye başladık.

 

Gelecek korkusu yüreklere yerleşmeye başlayınca siyasilerde bile mantık terazisi bozuldu ! Zaten delilik de bir çeşit astrolojik fenomendir. AKP milletvekili Hüsrev Kutlu şöyle demiş : "Kuraklığın uğursuz biri yüzünden yaşandığını düşünüyorum. Görev süresi dolduğu halde görevden ayrılmayan biri var. Bu nedenle yağmur yağmıyor."  Burada adından bahsedilen kişinin Cumhurbaşkanı sayın Sezer olduğu anlaşılıyor. İşte, iklimsel değişimlerin yaşatmaya başladığı gelecek korkusu bazılarına böyle saçma açıklamalar bile yaptırmaya başladı. Din adına siyaset yapanın biraz Allah korkusu olması gerekir. Yalakalığın bile bazı kuralları vardır !  Yukarıda açıkladığımız gibi delilik gerçekten astrolojik bir olgudur. Gelecek korkusunun  zamanla ortaya daha ne saçmalıklar çıkartacağını birlikte göreceğiz.

 

Türkiye'nin horoskopunda 3. evde (Başak) yerleşen Ay Düğümleri Düzleminden  geçerken Kasım 2007 den itibaren kavuşum yapacak SATÜRN ileri ve geri hareketlerinin gezegeni kavuşumda tutması nedeniyle 2008  yılının ortalarına kadar sürecek kritik bir dönemi işaret etmektedir. Bir ülkenin verimi için 3 ve 9. evler önemlidir. Büyük bir bölümü tarım ve hayvancılıkla geçinen bir ülkede verim azalması iklimsel değişimlerle açıklanabilir. Bu sadece susuz kalmak değildir. Düğümler düzlemi su grubu burçlardan Balık'ta yerleştiğinden susuzluk kadar aşırı suyun da zararları olacağı anlaşılıyor. Önümüzdeki kış büyük su baskınları ve seller de gündeme gelecektir.

 

Teos'ta bahçesinden taze ürünler satın aldığım  tanıdık bir bahçıvan var. Geçenlerde taze incir toplamak için gittiğimde artezyen kuyusunda başında çalışanlar dikkatimi çekti. Delme çubuğu toprağın içinde dönüp duruyordu. Daha önce 15 metrede çıkan suyun azaldığını öğrendim. Bir kaç gün sonra artezyen kuyusunun 25 metrede verimli suyu bulduğunu haber verdiler. İşte, orada suyun çıkmasını bekleyen işçilerin yüzüne vuran gölgede gelecek korkusunun izleri vardı.

 

Bizim Teos'taki bahçemizde çıkan su için şimdilik bir tehlike görünmüyor ?  Bunu Özlem'in yüzünde gelecek korkusu yerine gülümseme olmasından anlayabiliriz. Gelecek korkusu bundan sonra dünyadaki pek çok insanın canını sıkacaktır. Sahip olduğumuz varlıkları ve dünyamızı iyi koruyamadık. Bence doğayı kızdıran önemli etmenler içinde son yarım yüzyılda Türkiye'nin başına yapıcı değil yıkıcı siyasetçilerin gelmiş olması da vardır. Bu da bir kaderdir ama değiştirilemez değildir. Halkına çoğalın veya üreyin diye öğüt veren  siyasetçi astrolojiye göre normal  birisi sayılmaz veya gelecek korkusu üreticisi olabilir  !