PAPA  VE   CENNETİN    ANAHTARI....

 

       Papa yakında Türkiye'ye geliyor ya, bu ziyaret hakkında aklı başında insanları müthiş bir gerginlik sardı ! Ayasofya'yı ziyaret ederken diz çöküp dua okur mu ? Papa dua okursa fanatik Müslümanlar da saf tutup müze olan görkemli camide namaz kılarlar mı ?  Bir hafta benzer konularla yatıp kalkacağız... Oysa, eski çağlarda Papaların yaptığı gibi cennetin anahtarını dağıtmaya başlasa 16. Benedict'e kimse gücenmeyecek !

 

       Tarih en büyük ahlaksızlıkların eski çağlarda Vatikan çatısı altında yapıldığını yazıyor. Gerçi din kurumu veya inancı adına dünyada yapılmayan felaket ve eziyet kalmadı. Oysa, Tanrı adına dünyayı idare edenlerin de birer horoskopu ve yazgısı olduğunu sade insanlar da bilebilseler, söylenenlere inanan ve kanan bir tek kişi kalmaz dünyada ? Sade insan çağlar boyunca tüm dünyada din savaşlarının ekonomik nedenlere dayandığını bilemez. Birinin ürettiğini diğeri çalmak için amacına din ve inanç kıyafetini seçmiştir. Ülkelerin toprak altı zenginliklerini paylaşmak için din en fazla kullanılan ortaklık nedeni olmuştur. Paris'te bir gecede Katolikler on binlerce Protestan'ı koyun gibi boğazlamıştır. Bunların nesillerinden gelen diğer Fransızlar da başka bir milleti soykırım yapmakla suçlamayı siyasi bir amaç uğruna yapmaktan çekinmemiştir.

 

       Papa için medyada yazılanlar içinde en hafif olanı "kindar, despot ve Türk düşmanı" şeklindedir. Oysa, Papa horoskopunun belirlediği bir yazgıya sahip ve insanların seçtiği görev adamıdır. Bu seçimin Tanrısal bir olay veya Tanrının lütfü bir sonuç olması için ortada mükemmel bir horoskop olması gerekirdi. Sade insanın horoskopundan önemli farkı yüksek bir mevkie insanı taşıyan  ve dünya çapında ün sağlayan bir harita olmasıdır. Aynı zamanda şiddetli bir hayat sonu verecek kadar zalim bir horoskoptur ! 

 

       16 Nisan 1927 tarihinde Almanya, Bavyere'da saat 04.15'de dünyaya gelen Benedict'in Batı tipi Doğum Horoskopu aşağıda görülmektedir.

 

Papa 16. Benedict'in Batı tipi doğum horoskopu

 

       Benedict'in horoskopunda Jüpiter ve Satürn yerleşimleri ve Yükselen Burç içindeki stellium (gruplaşma) kaderini çizen en önemli işaretlerdir. 19 Nisan 2005 tarihinde Papa seçildiğinde transit  Satürn ile natal Jüpiter arasındaki üçgen (trine) görünüm de iki gezegenin yazgısında oynadığı rolü açıklamaktadır.  Bize göre horoskopun etkin yerleşimi 4. evde yerleşen MARS ile RAHU (Kuzey Ay Düğümü) kavuşumudur.  İnsanlık için ve din adına büyük işler yaptıklarını açıklayan  ama daha fazla kan dökülmesine neden olan insanların horoskoplarında Ay Düğümleri Düzleminde sert bir enerji göze çarpar.

 

       Ay Düğümleri Düzlemi, yani Rahu-Ketu ekseni farklı bir boyuttan alınan enerjilerin giriş ve çıkış noktasıdır. Bunu hayatın başlangıcından sonuna kadar bizi sarmalayan bir kozmik buluta benzetebiliriz. Hayata başlama evrene giriş ve ölüm de yaşanan mekandan çıkıştır. Bu yolculukta bir değişim geçirilir. Sonunda elde edilen karma'dır. Bir horoskopta vicdanı temsil eden "Ayakucu" (IC) ekseninde yerleşen Ay Düğümleri Düzlemi ve bu eksene yapışık MARS ruhu barışa değil  savaşa hazırlar. Bu savaş din adına yapılırsa tablo daha karanlık ve kanlı olabilir.

 

       Düğümler Düzlemine yapışık MARS aynı zamanda Yükselende yerleşen URANÜS ile sert kare görünüm yapmaktadır. Uranüs aynı zamanda Başucu (MC) noktası ile kare görünüm yapığından kariyerde başka inançtan insanları ezmek veya yıldırmak için radikal davranışların rol oynayacağı belli olmaktadır.  Papa kendi gibi inanmayan veya kendi grubundan olmayan insanları sevmeyen birisidir. Horoskoptaki VENÜS-SATÜRN karşıt açısı da onun sevgide katılaşma seviyesini göstermektedir.

 

       Bu harita her şeye karşın bir insanı dünyada en çok konuşulan bir mevkie getirmiş ve ona ün sağlamıştır. Ama, hayatı bütünüyle değerlendirmek gerektiğinde zalim bir harita olduğu görülecektir. Mars-Uranüs karesi şiddetli bir yaşam sonunu göstermektedir. 2010 Yılının ilkbaharında T.Uranüs ile N.Mars kare görünüm yaparken, T.Satürn de  N.Uranüs ile karşıt görünüm ve N.Mars ile kare görünüm yapacaktır.  Bu sırada Vedic haritasında "Sadesati" yaşanmakta olacaktır. İşte, hayatın acımasız son noktası böylece şiddet dolu bir olay ile gelecektir.

 

       İnsan sonunu bilseydi hayatını başka türlü yaşayabilir miydi ?