|
Öncelikle kişiye ait Rashi
(Doğum) haritasında ruhsallık arayışlarını gösteren etkin Ay Düğümleri (Rahu-Ketu)
yerleşimleri olmalıdır. Yukarıdaki Rashi haritasında Ay Düğümleri ekseni
Yükselen burçta (oğlak) yerleşmiştir. Ketu da yengeç burcundadır. Satürn
ve Ay "karmik Kontrol Gezegenleri" olur. Çok ilginç şekilde Karmik kontrol
gezegenleri birlikte karma evinde (5.evde-boğa) yerleşmiştir. Karma evi
yönetici gezegeni Venüs de akrep burcunda olduğundan karma evi ve buradaki
gezegenler ile görünüm yapmaktadır. Sadece Rashi (Doğum) haritasını
incelemek bu kişinin ruhsal arayış içinde olduğunu göstermeye
yeter ! Batı astrolojisinde kişilik temsilcisi olan Güneş burada düşüş
burcu olan terazi burcunda yerleşmiştir. Böyle olan bir kişiliği fiziksel
dünyanın çekicilikleri etkilemez.
Vedic bölüşümlü haritalardan
Shashtyamsa (D60) haritası bize temel olarak geçmiş yaşamın karma olgusunu
ve yaşam kredisini gösterir. Haritada Yükselen Burç başak olup yönetici gezegen
MERKÜR burada yerleşmiştir. Bu yerleşim her hangi bir Vedic haritasında
bile mükemmel sayılır. Merkür karakter olarak karmanın öncü gezegenidir.
Bu noktada karma evi olan 5.ev (oğlak) yönetici gezegeni SATÜRN görünümü
almaktadır. Satürn Maha Dasa 2012 yılında başlayacaktır. Karma olgusu ve
ruhsal yaşam olarak 2012 yılı gerçekten mükemmel bir süreç olacaktır.
2012 yılı içinde neler olacağı
merakı tüm insanları saran bir konudur. Dünya için olacaklar ayrı bir
konudur ama bu kişi için hayatının verimli ve olağanüstü zamanı
başlayacaktır. Bunu gösteren çeşitli horoskop işaretleri vardır. Rashi
(Doğum) haritasında SATÜRN "Atmakaraka" gezegendir ve Karma evinde
yerleşmiştir. Atmakaraka gezegenin periyotları (Dasa) en önemli
yaşam sürecidir. Satürn Maha Dasa 19 Mayıs 2012 tarihinde
başlayacaktır. Fiziksel dünyanın çekiciliğine kapılan bir kişi için
beklenmedik ödüllere kavuşma zamanı nasıl geliyorsa karmik olgunluk ve
ruhun temasları için uğraşan ve bekleyen kişi için amaçların gerçekleşme
zamanı olur. Pratik olarak bunun açıklanması ruhsal konularda
oldukça çetin bir konudur. Mal ve servet gibi fiziksel dünyanın
çekiciliğine kapılan kişinin ödülünü yorumlamak daha kolaydır. Antik
çağlarda böyle erişimlere kavuşan insanlara "aziz", "Bilge" (Sage) veya
"ermiş" sıfatları verilirdi. Zamanımızda normal olmayan (uçuk) kişilik
olarak görülüyor. O halde bu durumu fiziksel dünyanın çekiminde olan
insanlara anlatamayız. Onlar anti madde bombasını yapmak için
çalışmaktadırlar !
Satürn konusunda son
ekleyeceğimiz bilgi gezegenin haritanın tek geri hareketli (R ) gezegeni
olmasıdır. D60 Haritasında ilginç bir kural bulunur. Retro gezegen daha
büyük güç kazanır. Bu konuda Yükselen yönetici gezegeni karar vermek için
yardımcı olur. Olumlu gezegen varsa Satürn olumlu çalışır. Yükselen
yönetici gezegeni Merkür olduğundan Satürn de olumlu enerjiler verecektir.
Eğer Yükselen yönetici gezegeni zararlı evde yerleşirse geçmiş yaşamdan
gelen borçların (negatif kredi) bu yaşamdaki sosyal yaşamda itibara zarar
vereceği yorumlanır. Geri (R ) Gezegen olsaydı faydalı olmayı tamamen
ortadan kaldırmaz ancak başarıyı ertelerdi. D60 Haritası mükemmel
yerleşimi olan doğumdaki (natal) gezegenin aslında dezavantajı olduğunu
ortaya çıkartabilir. Örneğin bir diktatörün Rashi haritasındaki
yükselimdeki gezegen D60 Haritasında bir enkaz halinde olabilir ve bu
kişiyi hayatta geçici olarak güç sahibi yapar. Bu bakımdan D60 haritası
ile Rashi haritası birlikte analiz yapılır ve yorumlanır. Bu konuda
saltanatları yıkılmaya başlayan Arap ülke yöneticilerinin durumu birer
örnektir.
Maya Astrolojisi
ile Vedic Astrolojinin
Sınırları
Buradaki analizi yapılan kişi
şunları belirtmektedir : "Ben
açıkçası 2012 tarihinin foton kuşağına geleceğimizin, yeni bir
çağın başlangıcı hatta altın çağın başlangıcı olarak düşünenlerdenim."
Bu konuda nasıl ruhsal yeteneklere sahip olduğunu anlamaya çalışmaktadır.
Maya Astrolojisi veya daha doğru ifade ile Maya Takvimi evrenin
ruhsal enerjileri ile iletişim kurmakla ve bunları anlamakla ilgilidir.
Bunda da olaylar ve girişim için "iyi zaman" seçimi vardır.
Maya takvimi evrenin oluşumundan itibaren günümüze gelene kadar macerasını
göstermektedir. Bu bakımdan takvimin bitiş zamanı olan 2012 tarihi sona
eriş kabul edilemez. Bir frekans değişimi veya bir oluştan farklı başka
bir oluşa geçmek olabilir. Ancak bunun sağlanmasında ruhsal gelişim için
yine on binlerce yılın geçmesine gerek vardır. Fiziksel değişimler daha
kolay olur. Hatta bunun biyolojik uygulanması yani mutasyon yolu ile
canlıların değişimi bile daha kolaydır. Oysa ruhun gelişmesi (tekamül)
için daha çok yol almak gerekecektir. Yaşadığımız çağda hala insanlar
Tanrıyı daha az seviyor diye başka bir insanı öldürmekten çekinmezler. Her
şeyden önce yok etmek (öldürmek) kavramının olduğu zaman sürecinde ruhun
değişimi söz konusu bile olamaz. Dünyada artık sürdürülemez gözüken
yapılar dağılmakta ve parçalanmaktadır. Önemli olan değişimin acı veren
olaylarla mı, yoksa anlayış ve uyuşmalar mı olacağı konusudur.
Maya takvimine bakarsak okurumuz
05.11.1971 tarihinde doğumuna göre Maya burcu “EZNAB” yani Bıçak
olmaktadır. Burcun ruhsal anlamı “zıtlığın farkında olmak” şeklinde
açıklanabilir. Zıtlığın farkında olmak demek de doğru ile yanlış arasında
seçimi yapmak zorunda kalmak demektir. Bıçak burcunda doğan kişi dünyayı
siyah ve beyaz görmeye meyillidir. Bu nedenle de kendini çatışmalar
arasında bulacaktır. Bu nedenle önce kendilerini anlamak ve bulmak için
uğraşırlar. Ancak başka insanların kusurlarını veya eksikliklerini ortaya
çıkartmak gibi durumlar onları çatışmalara sürükler.
Bıçak gününde doğan insanlar
ayırım yapabilme yeteneğine sahip olarak başarılı şekilde
kullandıklarından topluma şifa sağlayan insanlar olurlar. Sadece sahip
oldukları enerjileri doğru şekilde yönlendirmeyi öğrenmeleri gerekir. Bu
insanlar için ilahi (evrensel) zekanın kıvılcımları denir. Oldukça
sosyal, kibar, özverili ve uzlaşmacı insanlardır. Bu insanlar yorulmak
bilmezler ve başka insanları savunmak ve korumak için çalışırlar. Temel
sorunları kendi yararlarını düşünmek ile kendilerini kurban etmek arasında
kalmakta görülür. Böyle sorunların çözüm yolu ilahi tatmini keşfetmek
olacaktır. Bunlar dünyevi yaradılışta oldukları halde ruhsal alemi de
keşfetmek için büyük istek duyarlar. Fiziksel alemin çözümcülüğü ruhsal
sorunlarda kullanmak becerisine sahip olurlar.
Görüldüğü gibi Maya
açıklamalarına göre okurumuzun yaşadığı zamanda yer alan milyonlarca
“Eznab” günü doğumlu kişi arasında görünüşte önemli farkları yoktur. Oysa
Vedic astroloji sisteminde yer alan ve çeşitli yaşam alanlarını
yorumladığımız haritalarda ortaya insanlar arasında büyük farklar çıkar.
Birbirinden çok kısa aralıklarda dünyaya gelen ve vücutlarındaki DNA
zinciri tamamen aynı olan İkiz çocukların bile farklı kaderlerine
rastlanmaktadır. Bunu bize astroloji sistemleri içinde sadece Vedic
astroloji’de yer alan “Bölüşümlü” (Divisional) haritalar ve horoskop
yerleşiminde görülen “Pada” ayrımları açıklıyor. Pada bir Vedic ölçüm
sistemidir ve her yerleşimin 4 ayrı Pada’sı olabilir. Aynı burçta ve
Nakshatra içinde yer alan AY için farklı Pada’lar ortaya farklı kaderler
çıkartır. İşte bu noktada hayatı ve sahip olduğumuz özellikleri
sansasyonel görüşler ortaya çıkartan bir sistem yerine deneyimler ile
güvenirliğini kanıtlayan sistemler içinde sınamamız gerekir. Vedic
astroloji’de bunların başında gelmektedir. 21 Aralık 2012 tarihine kadar
dünyada pek çok konu ve alanda değişimler olacaktır. Ruhun gelişiminde ise
kişisel ilerlemeleri ve gerçeği bize ancak Vedic astroloji gösterebilir.
Her konuda olduğu gibi gelecek olgusu önce talihli olmak kuralından
başlayan bir yol olmalıdır. Talihli olmak fiziksel şartlarda sağlıklı ve
varlıklı olmak demektir. Ruhsal olarak da özü oluşturan gizemi kavrayan
zeka kıvamı demektir. Buna sahip olmanın sırlarını ve gerçeklerini de
ancak Vedic astrolojide görebiliriz.
21 Aralık 2012 günü ruhsal
gelişim ile fiziksel varlığın savaşında bir dönüm noktası olursa,
kendilerini koyun gibi güden çoban siyasetçileri başlarına bela eden
beyinsiz insanların akıl şerbetine kavuşmaları gerçekleşmiş olacaktır...
|